Hafızayı güçlendirmenin yolları

Neden unutkanlık yaşıyoruz diye merak ediyor musunuz?

kadin_unutuyorYeditepe Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı ve Başhekim Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl, cep telefonu, internet, televizyon gibi uyaranlar yüzünden insanların hiçbir şeye tam olarak konsantre olamadıklarını ifade ederek, ''Sağlıklı beslenmek, spor yapmak, kitap okumak, müzikle uğraşmak, bulmaca çözmek hafızayı güçlendirir'' dedi.
Prof. Dr. Bingöl yaptığı yazılı açıklamada, para hesabını karıştırmanın unutkanlık hastalığının belirtisi olabileceğine dikkat çekerek, kendileri için çok önemli olan telefon numaralarının unutulmaya başlanmasının da önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.
Bu tür belirtilerin farkına varılması halinde kişinin öncelikle bir nörologa gitmesinin daha doğru olduğunu kaydeden Bingöl, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

''Önemli olan, unutkanlığın tedavi edilebilir bir hastalık sonucu olup olmadığının tanısını yapmaktır. Bunun için bazı testler, sorgulamalar, kan incelemeleri yapıyoruz. Son zamanlarda çok sık gördüğümüz B12 eksiklikleri, tiroit hastalıkları da unutkanlığa yol açabiliyor. Bunama hastalıkları ya da demansı olan hastalarda ilaç tedavileri ile hastaların yaşam kalitesini daha iyi hale getiriyoruz. Hastalığın sürecini çok değiştiremesek de hasta ve yakınları açısından daha iyi bir yaşam standardının oluşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bunama hastalığının kesin bir tedavisi yok.''

GENÇ YAŞTA UNUTKANLIK PSİKİYATRİK HASTALIK BELİRTİSİ OLABİLİR
Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Atalay da unutkanlığın, çoğu kez depresyon, kaygı bozukluğu gibi psikiyatrik bazı hastalıklara eşlik ettiğini bildirdi.
Travma geçiren birinde görülen unutkanlığı psikolojik olarak yorumlamanın doğru olmadığını belirten Atalay, unutkanlık hikayesi olan kişilerin depresyon gibi birçok açıdan araştırılması gerektiğini vurguladı.

RUHSAL NEDENLERDEN KAYNAKLANAN UNUTKANLIK
Psikolojik nedenlerden kaynaklanan unutkanlığın giderilmesi için psikolojik tedaviler uygulanması gerektiğini belirten Atalay, açıklamasında şunları kaydetti:
''Ancak kullanılan ilaçlar da unutkanlıklara yol açabilir. Örneğin kişinin unutkanlığı yok ama depresyonu varsa kullandığı antidepresan küçük unutkanlıklar yapabilir, onu bir hastalık olarak görmemek gerekir. Bir süre sonra yoluna girer ve kalıcı bir soruna yol açmaz. Unutmak aynı zamanda bir psikolojik korunma yöntemidir. Çok ciddi travmalarda, sürekli o travmayı yaşamak, zihinsel olarak başa çıkamayacağımız bir şeydir. O yüzden onu unuturuz. Ama unutarak kalmamız da iyi bir şey değildir, onu mutlaka uygun bir şekilde hatırlamamız, yüzleşmemiz ve çözümlememiz gerekir.''

 

Kaynak HaberTurk

admin - Cumartesi, 18 Temmuz 2009

Alkol kadınlar da kanser riskini artırabilir

Ilımlı alkol tüketimi ile kadınlar önemli ölçüde kanser riskini artırabilirler

kadin ickiİngiltere – Oxford üniversitesine göre kadınların günde bir bardak alkol içmeleri bile fazla gele bilir. Meme kanseri, karaciğer kanseri ve rektum kanseri gibi hastalıklara kapılan kadınların %10 nedeni alkol içmekten kaynaklandığı öne sürülüyor. Bira, şarap ve ya diğer bir içki tüketilmesi fark etmiyor.
Naomi Allen ve arkadaşları, “Million Women Study” adlı araştırmanın altında bir milyon kadının verilerini incelediler. 1996 ile 2001 yıl arası araştırmaya alınan kadınlar 7 yıl boyunca incelendiler. İngiliz araştırmacılar genel kanser vakalarılar listesinin arasından kendi çalışmalarına katılanları buldular. Kanser teşhisiyle bulunan katılımcılar ortalama her gün 3 kadeh içki içtiklerini belirtiler. İngiltere için normal olan tüketim araştırma altında verileri incelenen 1 milyon kadından 70.000 nin kansere kapılmasına neden oldu. 

Alkol miktarı yükseldikçe herhan gibi bir kansere kapılmanın riski de artıyor ve bu özellikle meme kanseri, karaciğer kanseri ve rektum kanseri için geçerli. Alkol ile sıgara içmeyse ayrıca bu riski yükseltiyor ve baş ile boyun bölgelerdeki kanser türlerine yol açıyor.
Michael Lauer ve Paul Sorlie (Lung and Blood Institute, US) göre araştırmanın neticesinden alınacak mesaj kesindir. Kanser hastalığına kapılma riskini karşı sağlıklı bir alkol içme dozajı belirtilemez.

Katılımcıların ve onların arasında kansere yakalananların sayısına bakılırsa bu konuyu her kadının ciddiye alması şarttır.     

Dengeli Yaşam Network

Pedagog ve Psikolojik Danışman Dilara Tunç - Cumartesi, 11 Temmuz 2009

Vajinismus

Vajinismus nedenleri

mutsuz ciftCinsel ilişkiye girememe veya korkma durumuna vajinismus denir Vajinismus, tedavi edilmediği sürece daha da rahatsızlık verir.

Vajina girişini çevreleyen kasların istemsiz olarak kasılması ve sonuçta birleşmenin mümkün olamaması veya ağrılı olmasıdır. Bazen tüm vücutta kasılma, bulantı, kusma, ağlama ve bayılma nöbetler de eşlik edebilir. Vajinismus sadece cinsel birleşme esnasında değil jinekolojik muayenelerde de problem yaratır.

  • Korku
  • Yetersiz cinsel eğitim
  • Geçmişte yaşanan olumsuz cinsel imgeler, deneyimler (ensest, taciz, tecavüz vs.)
  • Katı ve gelenekçi eğitim
  • Güven eksikliği, yetersizlik duygusu
  • Negatif cinsel şartlanma
  • Zor doğumlar, travmatik jinekolojik muayene
  • Doğumsal vajina anomalileri
  • Enfeksiyonlar
  • Endometriozis gibi hastalıklar
  • Erkekte cinsel fonksiyon bozuklukları

Toplumda vajinismus sıklığı %2 gibi. Vajinismus zaman içinde bir cinsel problem türünden öte bir aile problemine dönüşmektedir. Kişiler kendini değersiz hissetmekte ve içlerine çekilmektedir. Ebeveynlerin torun baskısı da problemi derinleştirmektedir. Ülkemizde vajinismus hala tedavi edilebilir bir sorun olarak görülmemekte. Hala tedavi amacı ile hacı hoca gibi yollarla soruna çözüm bulmaya çalışmaktadırlar. Vajinismus kadın ve erkeğin ortak sorunudur. Cinsel ilişkinin sağlıklı devam etmesi için her iki çiftinde tedavi sürecine katkıları gerekmektedir. Çiftlerin yarısında erkek eşine anlayışla yaklaşmakta, şefkatle eşini koruma altına almaktadır. Bu paylaşım ve anlayış bazen tedavinin ötelenmesi yol açmaktadır.

Yaklaşık %25 bu probleme olumsuz yaklaşmakta, zorlama veya şiddet uygulamaya kadar varan davranışlar sergilemektedirler. Bu süreçte çiftler etraflıca değerlendirilmeli, altta yatan sebep ve kişiye uygun tedavi yöntemleri ile devam edilmeli vajinismus sorunu çözüldükten sonrada çiftlerin sağlıklı ve doyurucu bir cinsel yaşama kavuşturulmaları teşvik edilmelidir. Çeşitli tedavi yöntemleri olmakla birlikte davranışçı terapi en kabul gören ve kanıta dayalı olan yöntemdir. Bu süreç nefes ve gevşeme egzersizleri, kegel egzersizleri gibi vajina kaslarını kontrol etmeyi sağlayan egzersizler, parmak egzersizleri ile devam etmektedir. Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kırılma noktalarında çiftlerin tedaviye devamlarını sağlamaktır. Her başarısız tedavi süreci çiftlerin kendine güvenini daha da sarsacak ve başarısızlık hissini perçinleyecektir.

Çiftlerin çoğunun çocuk isteği ile jinekologlara başvurduğunu düşünürsek bu durumda kızlık zarının alınması, anestezi altında cinsel ilişkiye girme gibi tedaviye yardımcı olmayan bazen de tedaviyi olumsuz etkileyen yöntemlerden kaçınmak en önemli yaklaşımdır. Yine hastaları aşırı beklentiye sokan tek seansta tedavi vaatlerinden de kaçınmak gerekir.
 


Kaynak Takvim

admin - Perşembe, 2 Temmuz 2009




Sitenin içeriğin telif hakkı psikolojikdanisman.info'ya aittir ve Kreatif Proje tarafından korunmaktadır. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilinir.